info@avukatyardimlasma.com

ANLAŞMALI BOŞANMADA DAVALI AÇISINDAN ÖNEMLİ HUSUSLAR

ANLAŞMALI BOŞANMADA DAVALI AÇISINDAN ÖNEMLİ HUSUSLAR

1- Hukuk davalarında, davadan feragat sadece davacı yana tanınmış bir hak olduğundan, anlaşmalı boşanma davalarında mutlaka “davacı” olmak gerekmektedir. Aksi takdirde, anlaşmalı boşanma sağlanmış olsa dahi karşı taraf kararı istinaf ederek, davadan feragat ettiğini belirterek, tüm anlaşma süreci ve dava aşamasındaki girişimler boşa gidebilmekte ve daha da önemlisi boşanmanın tüm kaderi davacı yanın keyfi tercihlerine terk edilebilmektedir.

 

önemli.bilgi

 

Nitekim Yargıtay bir kararında, davacı vekilinin vazgeçmesini geçerli kabul etmiş:

 

“Mahkemece, tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş, kararı davacı vekili süresinde verilen dilekçe ile temyiz etmiştir. Hükmü temyiz eden davacı vekili, 14.04.2010 tarihli temyiz dilekçesinde; “tarafların boşanmaktan vazgeçtiklerini, boşanma kararının bu nedenle bozulmasını” talep etmiştir. Bu beyan davadan feragat niteliğindedir. Bu husus dikkate alınarak bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. (Y2HD, 14.07.2011, E. 2010/11136, K. 2011/12300)”

 

şeklinde karar vermiştir.

 

Ancak anlaşmalı boşanmada davalı olan taraf tarafından yapılan ve davadan vazgeçildiği, anlaşmalı boşanma kararının kaldırılması yönündeki başvuru hakkında Yargıtay;

 

“Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına” (Y2HD, 31.10.2011, E. 2010/16465, K. 2011/17521)

 

şeklinde karar vermiştir.

 

2- Aile Mahkemeleri, anlaşma protokolünde bazı değişiklikler yapabilir. Örneğin maddi veya manevi tazminatı azaltabilir yahut yükseltebilir, kişisel ilişki kurma kurallarını değiştirebilir vs. Bu hususlarla yani Aile Mahkemesi'nin sözleşmedeki fer'i nitelikteki maddelerle ilgili değişikliklerine karşı eğer istinaf yoluna başvrulacaksa, mutlaka ve mutlaka HÜKMÜN BOŞANMA BÖLÜMÜ de istinaf edilmelidir. Zira istinaf veya Yargıtay; eğer hükmün boşanma bölümü değil sadece değiştirilen bölümü ile ilgili bir başvuru olduğunda, boşanma bölümü ile ilgili kısmı göz önüne almamaktadır. Peki bu neden önemlidir? Çünkü; boşanma protokolünde geçen maddi-manevi tazminat veya kişisel ilişki kurma gibi hükümlerde yapılan değişiklik nedeniyle aleyhine karar verilen taraf “bu hükmün bu şekilde verilmesi nedeniyle boşanmayı da kabul etmeyebilir”. Başka bir ifade ile, fer'i hükümlerdeki anlaşma sayesinde boşanma anlaşması gerçekleşmekte ancak fer'i nitelikteki hükümlerde yapılan değişiklik nedeniyle boşanma anlaşmasının bir anlamı kalmayabilmektedir.

 

Müvekkillerimiz doğrudan doğruya “anlaştığımız şartın bu şekilde değişeceğini bilseydim, boşanmazdım, neden böyle oldu” gibi sözlerle meslektaşlarımıza karşı bir tavır alabilir. Bu nedenle, böyle bir durumda istinafa başvururken “HÜKMÜN BOŞANMA BÖLÜMÜNÜN DE İSTİNAF EDİLDİĞİNİ, POROTKOLDE AİLE MAHKEMESİ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN DEĞİŞİKLİK HALİYLE BU ŞEKİLDE BOŞANMANIN KABUL EDİLMEDİĞİ” açıkça ve ayrıca belirtilmelidir.

 

3- Anlaşma hükümlerinde duruşma sırasında mahkeme değişiklik yaptığında, tarafların bu konuda beyanlarını almak zorundadır.

 

Bu husus aşağıdaki kararda açıkça dile getirilmiştir:

 

“Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Türk Medeni Kanununun 166/3.maddesine dayalı boşanma davasında hakim tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Taraflarca hazırlanan protokolde belirlenen çocukla kişisel ilişki süreleri değiştirildiği halde bu hususta tarafların onayı alınmamıştır. Anlaşma protokolünde mahkemece yapılan değişiklik hakkında tarafların görüşü sorulmalı, uygun bulmaları halinde Türk Medeni Kanununun 166/3.maddesi çerçevesinde bir hüküm oluşturulması14 gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” (Y2HD, 21.02.2011, E. 2010/1734, K. 2011/2900)

 

Tam bu aşamada yani bir değişiklik yapıldığında taraflara değişiklik hakkındaki beyanları sorulduğunda, aceleci davranılmamalı, Müvekkille görüşülüp, öyle cevap verilmesi gerektiği hususu önemlidir. Zaten anlaşmalı boşanma davasının doğası gereği asil de duruşma salonunda hazır olacağından, en azından kısa bir süre Müvekkille mahkemece yapılması istenilen değişikliğin sonuçları açıkça ve hızlıca anlatılmalı, bir itirazi kayıt var ise o an orada tutanağa geçirilmelidir. EĞER MÜVEKKİL BU DURUMU ANLAYABİLECEK DURUMDA DEĞİLSE VEYA O AN BÖYLE BİR FIRSAT BULUNAMAZSA, PROTOKOL HÜKÜMLERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMAMASI YÖNÜNDE BEYANDA BULUNUP, TUTANAĞA GEÇİRİLMELİDİR.

 

Aksi takdirde, bu itirazi kayıt geçirilmez ise kabul edilmiş sayılır ve ileride bu konuda yapılacak olan başvuruda hak kayıpları olabilir.

 

4- Gerekçeli karar yazıldıktan sonra, mutlaka makul süre içerisinde tebliğe çıkarılması gerekmektedir. Uzun süre kararı tebliğe çıkarmama, ileride boşanmayı ortadan kaldırabilir.

 

Yargıtay bir kararında bu hususu açıkça dile getirmiştir:

 

"Tarafların anlaşarak boşanma taleplerine ve bu yönde hüküm almalarına rağmen, mahkeme kararı tebliğe verilmeyip, evliliğin 3 yıl daha sürdürülmesi açıklanan iradenin samimi olmadığını gösterir. Boşanma kararının 3 yıl süreyle davacı tarafından tebliğe çıkarılıp hükmün kesinleştirilmemesi Türk Medeni Kanununun 2. maddesindeki dürüstlük kuralı ile de bağdaşmaz. Açıklanan sebeple kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir." (Y2HD, 14.03.2011, E. 2010/3558, K. 2011/4409)

 

Davacı taraf anlaşmalı boşanma kararını uzun süre tebliğe çıkarmayarak, kötü niyetli davranmak suretiyle, boşanma prtokolündeki yükümlülüklerini (maddi, manevi tazminat, nafaka gibi) yerine getirmekten kaçabilir. Böyle bir durumda; DAVALI OLAN TARAFIN BAŞVURUSU VE MASRAFINI YATIRMASIYLA TEBLİGATIN BİR AN ÖNCE TARAFLARA ÇIKARILMASI TALEP EDİLEBİLİR. Dosya, davacı tarafın keyfiyetine ve kötüniyetine teslim edilmemelidir.

MAKALEYİ PDF OLARAK OKU / İNDİR